Özneye Sahip Olmayan Bir Öznellik

Felsefe · 31 Ekim 2021 Pazar



Deleuze ve Guattari bir arayıştır, var olan insan tanımlamalarının ötesine geçerek, yaratım ve üretim üzerinden dinamik bir insan arayışı ortaya koyarlar.

Bu yönüyle varolan kalıplara Nietzsche'ce çekiçleriyle yerle bir ederler.

Deleuze ve Guattari kendi amaçlarının 'birisinin artık ben diyemediği noktaya değil, ama ben demesinin herhangi bir öneminin bulunmadığı noktaya ulaşılması' olduğunu söylerler.

Özneye sahip olmayan bir öznellik türü.

Bu bir manifesto gibidir. Mümkün mü böyle bir öznellik. Akışkan bir öznedir bu, yersiz yurtsuz özne ve yer yurt arayan yer yurt yaratan özne.

Öznelliği yaratıcı kuvvetlerle şekillendirecek karşılaşmalara açık bir özne.

Yeni bir etik anlayış, ahlakın ötesinde bir etik.

Varoluşumuzun başından beri zorunlu olarak dopdolu olduğumuz edilgen duygulanışlar yerine, eyleme gücümüzü artıran etkin etkileniş üreten karşılaşmalar.

Spinozacı bir çığlık. Her şeye yeni baştan bakma ve yeni baştan yaratma çağrısı.

Etik olmak farka dayalı ve yaşamın olumlayıcı gücünü açığa çıkaran karşılaşmalara açık olmaktır.

Yaşamın olumlayıcı gücünü, bizi yapabileceklerimizin sınırına itebilecek potansiyeli taşıyan üretici ve yaratıcı enerjisini (arzuyu) yeni organlarla, öznelliğimizin doğasını değistiren yeni ilişkilerle açığa çıkarabiliriz.

Yaşam arzudur, yani ilişkiler üreten bir süreç ve güçler akışıdır.

Bu akışı öznelliğimizin kapasitesini genişletebilecek ve toplumsallığımızın yeniden üretimini gerçekleştirebilecek - iyinin ve kötünün ötesinde - etik bir oluşla güçlü kılabiliriz

Anahtar Kelimeler:

Mustafa Demirtaş, Arzu ve Etik, cogito, Gilles Deleuze, ortadan başlamak, yapı kredi yayınları, psikiyatri, felsefe, özne, öznellik, moda, kadıköy, psikethica, kadıköy psikiyatri, kadıköy psikoterapi, moda psikiyatri, moda psikoterapi


Bu Kategorideki Diğer Blog Yazıları


Son Blog Yazıları