TRAVMA VE STRES ETKENLERİ İLE İLİŞKİLİ BOZUKLUKLAR


Uyum Bozuklukları


Tanı sistemi olan DSM 5'te uyum bozukluğu kavramı herhangi bir ruhsal ya da sosyal stres yaratan bir olay ya da durum sonrası üç ay içinde gelişen ve stres etkeni ortadan kalktıktan sonra altı aydan fazla sürmeyen klinik durumları tanımlamak için kullanılır.

Ortaya çıkan tepki stres etkeniyle orantılı değildir. Belirgin bir şekilde kişinin yaşantısının bozulmasına, iş ya da insan ilişkilerinde gerilemeye ve başarısızlığa yol açar. Kişi içinde bulunduğu durumdan muzdariptir. Hiçbir şey eskisi gibi değildir. Stres etkeni ortadan kalktığı zaman tepkiler kendiliğinden düzelir. Tanı için stres ile ilişkisinin ortaya konması gerekir. Benzer belirtiler birçok rahatsızlıkta görülebileceği için stres ile ilişkisinin konması ve tedavi sürecinde stres ve uyum mekanizmalarının ele alınması önemlidir.

Şu stres etkenleri uyum bozukluğuna yol açabilir

  • iş kaybı, ekonomik problemler

  • sevilen birinin ölümü

  • evlilik sorunları, ilişki problemleri

  • ayrılık

  • kişinin yasalarla başının derde girmesi

  • kazalar, trafik kazaları, iş kazaları

  • herhangi bir hastalığa yakalanma

  • sınav, derslerin ağırlığı gibi nedenlere uyum sağlayamama

  • doğal afetler

Kişiler bazen olay ile yaşadıkları problemler arasında ilişki kuramayabilirler. Yaşanan rahatsızlık başka nedenlerle açıklanabilir. Kişi terapi sürecinde konuyu anlatırken bağlantılar tekrar kurulabilir.

Belirtiler veya şikayetler ile stresin özellikleri arasında doğrusal bir ilişki her zaman kurulamaz. Stres ve strese verilen yanıt bireysel özelliktedir. Kimi için iş kaybı önemsiz bir durumken kimi için yaşamsal olabilir. Yine kimi için değer verilen bir şeyi yitirmek, sahip olunan bir canlı, araba, ev, para herhangi bir obje, kimisi için önemsiz olabilir. Stres etkeni nesnel olarak birbirine benze de strese verilen yanıt kişiseldir. O nedenle stres karşısında verilen yanıtlar bazen kişinin çevresi tarafından anlaşılamayabilir. Örneğin çok sevdiği bir köpeğini, kuşunu, bitkisini kaybeden bir kişiye ne var canım yenisini alırsın gibi tepkiler kişide anlaşılamamazlık duygusu, yalnızlık duygusu oluşturabilir. Sevgilisinden ayrılan birine sana sevgili mi yok gibi sözler kişinin yarasına merhem olmaktan ya da destek sunmaktan ziyade anlaşılamadığı duygusu oluşturabilir.

Duyarlı olunan konu birbirinden farklı olabilir. Çoğu insan için hafif, sıradan bir olay olarak değerlendirilen mevzular bir başkası için can yakıcı olabilir. Tam tersinin de geçerli olduğu görülebilir. Bazen çoğu insan için ağır olarak değerlendirilebilecek bir olay bir başkası için hafif tepkilere yol açabilir. Stres ve strese verilen yanıtın bireysel ve öznel olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.

Bu nedenlerle stres ve strese verilen yanıtın tedavisi gerektiğinde, ilaç tedavisi de terapi de bireysel olmalıdır.

Uyum bozukluklarında depresyon (çökkünlük) belirtileri, anksiyete (kaygı) belirtileri, uykusuzluk, travma sonrası stres bozukluğuna benzer tepkiler gözlemlenebilir. Travma sonrası stres bozukluğu belirtilerine benzeyen belirtiler ortaya çıksa da stres etkeni travma sonrası stres bozukluğunda tanımlanan travmaya uymaz.

Tahammülsüzlük şikayeti kişiler tarafından çoğu zaman dillendirilir. Nedensiz öfkeler yaşadığını söyler.

Klinik Alt Tipler

  • Deprese Duygudurum ile Giden

  • Anksiyete ile Giden

  • Karışık anksiyete ve Depresif Duygudurum ile Giden

  • Davranım Bozukluğu ile Giden

  • Karışık Duygu ve Davranım Bozukluğu ile Giden

 

Stres sonrası bazı insanlarda görünen uyum bozukluğu her ne kadar stres etkeni ortadan kalktıktan sonra altı ay içinde kendiliğinden geçse de bu dönemde profesyonel destek almak, stresin yarattığı yıkıcılıkla baş etme konusunda kişilere kolaylık sağlayacak, stresin yarattığı problemlerin kar topu gibi büyümesine engel olacaktır.